Sayfalar

11 Kasım 2013 Pazartesi

New York Üçlemesi


Kitabın Yazarı: New York Üçlemesi

Yayınevi: Can 

Sayfa sayısı: 382

Nereden kaça aldım?: OkuOku

İlk Paul Auster okumamdı, farklıydı. 3 ayrı romanın tek bir kitapta birleşmesiyle oluşmuş bu üçlemede her bir hikayede aynı şeyleri okuyormuş gibi hissettim. Zaten son hikayenin sonunda yazar kendisi bunu hikayenin içinde belirtmiş, hepsinin aynı hikaye olduğunu söylemiş. Aslında biraz aldatılmış hissettim kitabı okurken, kandırılmış. Sıkıcı bir okuma değildi kesinlikle ama bir tatminsizlik, sonunda ne olduğunu bilememenin vermiş olduğu hiçlik.. Sanki yazar sırf kendisi için yazmış, içindeki karmaşıklığı kelimelere dökmüş gibi. Ve bu karmaşık ruh hallerinden ve olay örgülerinden siz de nasibinizi alıyorsunuz ister istemez.

" Eğer bir yanınla bir şeyi sevmezsen bu kadar şiddetle nefret edemezsin ondan." (s.128)

" Ama bugün de geçmiş kadar karanlıktır ve aynen gelecek kadar bilinmezlerle doludur." (s.173)

" Yaşamlarımız bizi alıp denetleyemeyeceğimiz biçimde sürükler ve hemen hemen her şey değişir. Biz ölünce her şey de ölür, ölüm her gün yaşadığımız bir şeydir." (s.247)

" Her hayat sadece kendine indirgenebilir. Şöyle de söyleyebiliriz: Hayatların anlamı yoktur." (s.311)

4 Kasım 2013 Pazartesi

Yeni kitaplar :)


Yanda gördüğünüz anı yaşar yaşamaz kaydettim ve burada paylaşıyorum. Bir önceki postta bahsettiğim kitabın filmini almak için yanına listemde yer alan bir kaç kitabı da ekledim. Mis gibi bir paket oldu, okumak için sabırsızlanıyorum. Hafta sonu Paul Auster'ın hayal dünyasında geziniyordum hala bitmedi, ilk defa okuduğum yazarın anlatımı ve tarzı çok farklı geldi. Yandaki resimde en çok merak ettiğim bir diğer şey de "Kitap Hırsızı", hakkında çok fazla yorum okudum bakalım ben nasıl bulacağım!.





Cumartesi günü 32. yaşımı geride bıraktım. 30'dan sonrasını anlamıyorsunuz derlerdi, evet hiç anlamıyorum bu otuzlu yaşları :). Ben hala 27'de kaldığımı hissediyorum, bir avuntu işte benimkisi de.. Mezun olduğum okulun ormanlarında ki ağaç katliamının yapıldığı şu günlerde eşimden ve kızlarımdan anlamlı bir hediye aldım. Benim adıma 20 adet fidan dikmişler. Daha güzel bir hediye düşünemiyorum. 

28 Ekim 2013 Pazartesi

Zaman Yolcusunun Karısı


Kitabın Yazarı: Audrey Niffenegger

Yayınevi: Epsilon

Sayfa sayısı: 541

Nereden kaça aldım?: OkuOku

Yine nefis bir kitapla geldim. Kitabı okurken bu kitabın filmi olmalı mutlaka harika bir konu diyip durdum. İnternette minicik bir araştırma zaten filminin var olduğunu bana gösterdi :). Nasıl sevindim bilemezsiniz, şimdi ilk işim filmini alıp seyretmek olacak. Okuduğum yorumlara göre kitabı okumadan filmini izleyenler biraz sıkılmışlar. Ben kitabı okurken önümden film kareleri geçti desem yalan olmaz. Kitabın kapağıyla da birebir örtüşen, duygusal, hüzünlü, imkansızlıklarla dolu (ütopik) bir aşk hikayesi okumak isterseniz şiddetle tavsiye ederim.

"En iyi stratejinin doğrudan sorup evet ya da hayır cevabı almak olduğuna karar verdim." (s.226)

22 Ekim 2013 Salı

Küçük Şeylerin Tanrısı


Kitabın Yazarı: Arundhati Roy

Yayınevi: Can

Sayfa sayısı: 368

Nereden kaça aldım?: OkuOku

Bayramdan önce bitirdim bu kitabı ancak daha şimdi ekleyebilme fırsatını buldum. Bu aralar okuduğum her kitap beni içine çekmeyi başarıyor ve bu durumdan da çok memnun oluyorum. Küçük Şeylerin Tanrısı da büyüleyici dili, masalsı anlatımıyla tam benlik bir kitaptı. Öyle güzel yazılmış ki her karakterde kendinizi onun yerine koyup her birinin neden öyle davrandığını anlayabiliyorsunuz. Benim sonucum karakterlerin her birine kıyamamak oldu :). Bir tane psikopat hariç, okuyunca siz de anlarsınız kim olduğunu. Bir kaç cümle yazdım yine not kağıtlarına.

"Estha ile Rahel dünyanın insanları kırmak için başka yollara da sahip olduğunu artık öğrenmişlerdi." (s.19)

"Olup bitenle yaşamanın yollarını arayarak büyüyeceklerdi onlar. Jeolojik zaman açısından önemsiz bir şey olduğuna kendilerini inandırmaya çalışacaklardı." (s.75)

"Tren geçip gittikten epeyce sonra bile Hint yer elması yaprakları başlarını sallamayı sürdürdüler, sanki trenle aynı görüşteydiler, hiç kuşkuları yoktu." (s.111)

"Havayı, Düşünceler ve Söylenecek Şeyler doldurdu. Ama böylesi zamanlarda söylenenler yalnızca Küçük Şeyler'dir. Büyük Şeyler içeride söylenmeden kalır ve bekler." (s.175)

24 Eylül 2013 Salı

Brida




Kitabın Yazarı: Paulo Coelho

Yayınevi: Can

Sayfa sayısı: 214

Nereden kaça aldım?: Tepe Prime Can Yayınları kampanyası

Arka kapak yazısından etkilenmemek mümkün değil. Konusuyla da beni cezbedip hemen içine alan bir kitap oldu. İçerik cüretkar tavsiyelerle dolu.. Kendimi evet ya yapabilirim gibi hissettim sayfalar arasında dolaşırken. Sonra gerçek dünyaya geri döndüm :). Ruh eşi ile ilgili açıklamalarda epey düşündüm kendi kendime. Kitaba göre ruhlar da bölünerek çoğalıyorlar ve kendi ruh eşini bulduğunda gerçek aşkı bulmuş oluyorsun.. Her insan ömrünü kendi ruh eşini aramakla geçiriyor, kimisi buluyor, kimisi bulduğunu sanıyor, kimisi de bulamıyor. Spiritüel dünyaya kısa bir gezi yaptım kitap sayesinde, sevdim.

"Yolunu bulduğun zaman korkmamalısın. Hata yapacak kadar cesur olmalısın. Hayal kırıklığı, yenilgi ve umutsuzluk, Tanrı'nın bize yol gösterme araçlarıdır." (s.25)

"Yaşamında önemli bir şeyle karşılaşınca bütün öteki önemli şeylerden vazgeçmen gerekmez." (s.171)

' "Hiçbir zaman utanma" dedi.
 "Hayatın sana sunduğu her şeyi kabul et ve her kadehten içmeye çalış. Bütün şarapların tadına bakmak gerekir; kiminden bir yudum alırsın, ama diğerlerini şişeyi bitirinceye kadar içersin."
 "Hangisinin hangisi olduğunu nasıl anlayacağım?"
 "Tadına bakarak. İyi bir şarabın tadını, ancak daha önce kötü bir şarap içmişsen anlarsın." ' (s.205)

23 Eylül 2013 Pazartesi

Medet




Kitabın Yazarı: Sezgin Kaymaz

Yayınevi: İletişim

Sayfa sayısı: 296

Nereden kaça aldım?: Oku&Oku

Sezgin Kaymaz'ın elimdeki son kitabını da okumuş bulunuyorum. Şimdi yazarken "Kün" adlı kitabının Mart ayında yayınlandığını yeni fark ettim :).  Ama uzun bir süre Sezgin Kaymaz okumam sanırım. Aslında bu kitabı roman sanıyordum fakat uzun hikayelerden oluşuyormuş. Hikaye okumaktan hoşlanmamama rağmen severek okudum. En sevdiğim hikaye "Tevzadze Kim?" oldu. En sıkıldığım ise "Hayırlı Yolculuklar" aynı şey o kadar çok tekrarlanmış ki çok sıkıldım. Ama Sezgin Kaymaz bu kitabında fantastik öğelerden diğer okuduğum romanlarda olduğu kadar faydalanmamış. Sevdim mi evet, size de öneririm.

Cumartesi günü kısa bir Ankara turu yaptık. Hamam önü, Kale ve sokakları, Pirinç Han'ı keşfettik oysa ki çok bilinen bir hanmış. Yolda emekli iş arkadaşımız Belgin Yasinoğlu ile karşılaştık. Resim atölyesine davet etti bizi, çayımızı içip güzel yağlı boya eserlerinden en sevdiğimi dağ evimiz için aldım. Emekli olursam Belgin Hanım gibi sevdiğim bir işi yaparak devam etmeyi çok isterdim. Bu kadar dolaşmanın sonunda ayaklarım ağrımadı mı hem de nasıl sızlıyordu tahmin edemezsiniz. Çocukları teyzemden alıp eve geçtim. Kahvemin yanına klasikleşen lezzet "Kopartma Kurabiye" den yaptım hemen. Sonrası ilk resimde gördüğünüz keyif karesi ve bir kitabın sonuna gelme sevinci :). Gününüz hep dolu dolu geçsin.

"Pişmanlık, çuvala tıkılmış seksen tane kedi gibiydi içinde. Amansız pençeler atıyordu ciğerine." (s.220)

27 Ağustos 2013 Salı

Tatil Dönüşü

Kitabın Adı: Onlardan Biri

Kitabın Yazarı: Zoran Drvenkar

Yayınevi: ON8 Kitap

Sayfa sayısı: 364

Nereden kaça aldım?: Kitap Kurduyum Ben'den hediye

Tatilde bitirdiğim iki kitaptan ilki Onlardan Biri idi. Gençlik edebiyatı adı altında uzun zamandan sonra (gençlik yıllarımdan beri :)) okuduğum ilk kitaptı. Başlarda anlatım tarzı, olaylar bana uzak gelse de giderek içine çekmeyi başardı. Çocukların, gençlerin hayatında ailenin mutlak ve değişmez önemi bir kere daha iki kız çocuğu annesi olarak omuzlarımı daha da ağırlaştırdı. Okumanızı tavsiye ederim.


Kitabın Adı: Aşk, Bir Kere

Kitabın Yazarı: Maeve Binchy

Yayınevi: Doğan Kitap

Sayfa sayısı: 304

Nereden kaça aldım?: Ödünç alınmış bir kitap

İkinci kitap ise şans eseri bana ulaştı. Eşimin babası kütüphanemden çok fazla kitap alır ve geri getirir. Yine geri getirdiği bir zaman aralarından bu kitap da çıktı.. Benim değil bu kitap dedim, babam da çok güzel oku sen bunu diyince, sıradaki kitabımın ne olduğu belirlenmiş oldu. Daha önce 2 kere okumuştum Maeve Binchy'i ilkinden ne kadar zevk aldıysam 2.sinden o kadar hoşlanmamıştım. Bu kitapta da bir kasabada çocukluk arkadaşı olan gençlerin çocukluktan erişkinliğe kadar olan hayatları anlatılıyor. Her bölümde kasabada yaşayan bir kişi anlatılıyor. Ve kimsenin dışarıdan göründüğü gibi değil, herkesin kendi iç dünyasında neler yaşadığını görüyor, insanları tanımadan önyargılı davranmamak gerektiğini anlıyorsunuz. Çok hoş ve düşündürücü bir kitap, okumanızı öneririm.