19 Aralık 2012 Çarşamba

Hobbit


Kitabın Yazarı: John Ronald Reuel Tolkien

Yayınevi: İthaki Yayınları

Sayfa sayısı: 425

Nereden kaça aldım?: Oku&Oku

Yüzüklerin Efendisi üçlemesini sadece sinemada izlemiştim ve sonradan kitabını okumak çekici gelmediği için, izlediğimle kalmıştım. Hobbit için aynı şeyi yaşamak istemediğimden film vizyona girmeden 1 hafta önce başladım okumaya. Bu hafta sonuna da filmine gitmeyi planlıyorum, bir aksilik çıkmazsa inşallah.. Bu aralar çocuklar, ben, eşim aile boyu hastalık geçiriyoruz. Geçen haftasonu 1 hasta eş, 1 anne, artı iki çocuk bakımı ile zaten ben de çok iyi değildim, kabus gibi bir hafta sonu geçirdim. Neyse biz önümüzdeki güzel günlere bakalım. Şu anda şikayetlerimin önemli bir kısmı geçti.. Kan sonucu, artı alerji testlerinden de umarım bir şey çıkmaz.. 3-4 yerden vücut patlak verince insan kendisini kötü hissediyor.. Sağlığa şükretmek için hasta olmayı beklememek gerekiyor :(.. Kitaptan nerelere geçtim bakar mısınız :)

Aslında kitapla ilgili çok da anlatacak bir şeyim yok. Ben bu türü okumaktan çok izlemeyi sevdiğimi anlamış bulunuyorum. Hobbit, cüceler, canavarlar, örümcekler, yemyeşil orta dünya ... Peter Jackson çeksin ben izleyim, böylesi daha iyi :).

5 Aralık 2012 Çarşamba

Yüzyıllık Yalnızlık





Kitabın Yazarı: Gabriel Garcia Marquez

Yayınevi: Can Yayınları

Sayfa sayısı: 461

Nereden kaça aldım?: Oku&Oku

Ne yazık, bu kitabı bir aydan daha uzun bir sürede bitirebildim. Kışın maalesef akşamları televizyonun esiri oluyoruz. Kitaplarımı bu kadar uzun sürede okuduğum zaman üzülüyorum ama bir şekilde engel olamıyorum bu duruma. Kitaba gelirsek, kitap Buendia ailesinin yüz yıllık tarihini anlatıyor. Bu tarihte neler yok ki, aile içi ensest ilişkilerden doğan domuz kuyruklu çocuklar mı dersiniz, insanların uçarak gökyüzünde kaybolması mı dersiniz, ölen insanların yine aynı evde dolaşması mı dersiniz, yoksa etrafında sarı kelebek bulutuyla dolaşan kişi mi dersiniz? Her satırında bir merak, bir heyecanla , başlarda tüm erkek çocukların isminin Aureliano ya da Arcadio olmasının verdiği tedirginlik biraz karmaşaya yol açsa da, kitapta ilerledikçe artık kimin kim olduğunu kitabın başında çizilmiş soy ağacına bakmadan anlayıp ilerleyebiliyorsunuz. Fakat bu kitap aralara es vermeden okunacak bir kitap, benim gibi uzun bir süreye yayarak okunmamalı.. Mutlaka okunmalı bu şaheser..

"Az konuşan, suskun biri olan ve evi sarsan yeni canlılığa duyarsız kalan Aureliano Buendia, yaşlılığının iyi geçmesi için yalnızlıkla yıldızını barıştırmak gerektiğine inanıyordu." (s.227)

"Çocuklarına aşılamaya çalıştığı ve kendi uyguladığı yöntem, kişinin vicdanı rahatsa, yorgunluktan tükeninceye dek yemek yiyebilir ilkesine dayanıyordu. " (s.287)

"Bir dakikalık uzlaşma, ömür boyu arkadaşlıktan daha değerlidir." (s.315)

"..., nerede olurlarsa olsunlar geçmişin bir yalan olduğunu, anıların dönüşü bulunmadığını, geçip giden hiçbir baharın yeniden ele geçirilemeyeceğini, aşkların en çılgınca ve en vazgeçilmez olanının ömrün sonundaki bir anlık gerçek olduğunu akıllarından çıkarmamalarını öğütlemeye başladı." (s.445)