26 Aralık 2011 Pazartesi

Lucky



Kitabın Yazarı: Sezgin Kaymaz

Yayınevi: İletişim

Sayfa sayısı: 493

Nereden kaça aldım?: D&R


Kitabımı dün gece 12'ye doğru bitirdim. Zaten sonlarına doğru okuma hızımda depar attım. 20 günde yarısına kadar gelebildiğim kitabın kalan yarısını 2 günde bitirdim. Sonlara doğru ne olacağını tahmin etseniz de meraklanıyorsunuz. O anın nasıl gerçekleşeceğini hayal etmeye başlıyorsunuz ve bu esnada sayfalar hızlıca geçiveriyor. Bu sefer çok fazla gerçeküstü olayla karşılaşmadım, hatta neredeyse hiç. Başlarda Lucky'nin daha farklı bir kimliğe bürüneceğini sanmıştım. Oysa ki Tahsin Bey (sağolasıca :)) Lucky'nin niye var olduğunu çok güzel anlattı, hem de her fırsatta, hem de herkese. Herkesin acı dolu geçmişi öyle güzel anlatılmıştı ki, sonunda mutlu sona ulaşması kaçınılmazdı. Olayların yaşadığım semtte geçmesi de bir başka güzelliği oldu kitabın. Neymiş gerçekleşen her durumun bir sebebi varmış. Çok severek okudum.

Kendime not: Yattıktan 1,5 saat sonra Nisan uyandı, emzirip yattım. (Alah'tan emzirince uyudu) Sonra 45 dk sonraydı sanırım Eylül uyandı, yanımıza geldi. Tulumumu çıkaaaarrt diye ağladı. Biz de yanımıza yatmaması için ikna etmeye çalıştık ama başarılı olamadık. Eylül'ü babasıyla baş başa bırakarak kendimi Eylül'ün yatağında uykunun ellerine bıraktım. Ta ki saat 06:15 olup Nisan cırlayana kadar. O sürede çok güzel uyumuşum, dinlenerek kalktım. Sabah Nisan kucağımda heyecanla yeni kitabımı seçmeye gittim. Kenar ve köşelerini bir güzel bantladık ve çantama attım. İşe erken geldim ve 20 dk kadar kitabımla baş başa kaldım.

4 Aralık 2011 Pazar

İskender

Kitabın Yazarı: Elif Şafak
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa sayısı: 448 sayfa
Nereden kaça aldım?: D&R

Elif Safak'in tüm romanlarını Ískender ile birlikte tamamlamis oldum. Kitabi sonunu cok merak ederek okudum. Fakat Pinhan ya da Mahrem'deki kadar mistik bir anlatim ve konu yoktu. Elif Şafak degil de baska bir yazar okuyor gibi hissettim. Ayrica kitapta İskender değil de Pembe'nin hayatı anlatiliyor gibiydi ve Pembe'yi cok sevdim. Cemile'yi de en az ikizi kadar sevdim. Kitabin basinda hikayeyi olusturanlarin soyagacina yer verilmis, cok da iyi olmus. İlk sayfalarda donup donup bakma ihtiyaci duyuyorsunuz. Ailenin bireyin yetismesinde ne kadar onemli oldugunu gozle
r onune sererken, cok acimasiz davranmis Elif Safak. Her ailede en az bir vukuat var. Bu kadar da olmaz dedigim yerler oldu ama hepsini gayet akici bir sekilde yazdigi icin, okurken kendinizden geciyorsunuz. Ben cok sevdim, herkese de okumasini oneririm. Sevdigim bir kac cumle;

"Zaten tehlikenin insanin en az bekledigi yerden eldigine inanirdi." (s.41)

"Evrendeki her cisim, ne kadar albenisiz ya da ehemmiyetsiz gorunurse gorunsun, bir baska seye yanit olsun diye yaratilmisti." (s.245)

"Cemile'ye oyle geliyordu ki insanlar her hususta birkac gozde seciyor, geri kalanlarin kiymetini bilmiyordu."(s.248)