21 Ocak 2011 Cuma

Anıkolik


Kitabın adı: Anıkolik
Yazarı: Pagan Kennedy
Yayınevi: Siren Yayınları
Sayfa sayısı: 232
Fiyatı: 15 TL
İndirimli fiyatı: D&R


Kitapta her ne arıyorsam bulamadım. Arka kapak yazısına göre daha iç açıcı bir hikaye bekliyordum belki de. Okuması çok kolay, hemen bitiyor. Okurken kitaba yoğunlaşmanız gerekmiyor "Tom Robbins"'in kitapları gibi değil :) Bunu da bir sonraki postta yazacağım inşallah. Fakat Siren Yayınları'nın kalitesinden memnun kalmadığımı da söylemeliyim. Kitap çok sert, sayfaları kalın, tek elle kitabı okumak zor çünkü kaba bir kitap. Biraz zorlarsanız sayfaları açmak için bu sefer de kapak kırılıyor :(. Kitabın içeriğine gelirsem; Duncan adında bir profesör üniversiteden arkadaşı olan Litminov'dan beklenmedik bir telefon alır. Litminov'un icat ettiği "Mem" adını verdiği hapla tanışır ve hayatı bir anda değişir. İşte bu değişimi ben daha güzel hayal etmiştim. Sonra olaylar bu hap etrafında dönüp dolaşır. Beni en çok etkileyen kısım hikayede göğüs ameliyatı olmuş kanserli bir kadının hapla eski günlerini yaşayarak mutlu olması olmuştu.

Arka Kapak

Hayatlarımızı sürdürmeye mahkûm olduğumuz bu mağaradan, bu şimdiki zaman hapisanesinden kurtulmuş olmanın verdiği rahatlamayı nasıl tarif edebilirdim, bilemiyorum... Kendi geçmişim uçsuz bucaksız bir ülkeye dönüşmüştü... Dilediğim her yere gidebiliyordum. İlacın etkisi yok olunca, her zamanki mutsuz hayatıma geri dönecektim... Beni ihmal eden karım, canımı sıkan işim, kış boyunca arabaların tepelerine çiseleyen gri kar ve o otoban manzarası... Aradan geçen yıllarda neler olmuştu? Kendimi ve benim için önemli olan şeyleri nerede kaybetmiştim?

Fanzin dünyasının yakından tanıdığı, San Francisco Chronicle tarafından "Çağımız Çehov"'u olarak tanımlanan Pegan Kennedy, Anıkolik'te hayatını zamanın raylarına oturmayı beceremeyenlerin öyküsünü anlatıyor. Kaybettiği annesinin yüzünün apaydınlık parladığı, çoktandır yabancılaştığı eşine tutkuyla sarıldığı, hayatın olasılıklarının önünde sozsuzluğa uzandığı günleri hatırlamak isteyen; zamanın yıkım iştahıyla çoşkuları henüz tükenmeden önce olduğu adamı canlandırmaya çalışan Win Duncan'ın öyküsü...

Akrep ve yelkovanı gerilerde yitirdiklerimize doğru çevirmek; bir hap yutarak geçmişe geri dönmek mümkün olsaydı eğer, ne olurdu?

İyi okumalar..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder