Bu kitabı alma serüvenim şöyle oldu. Anneme marketten alışveriş sonrası bu kitabın 2. serisini hediye etmişler, annem de bana verdi. Bir baktım serinin 2. kitabı, aa dedim ilk siparişte ilkini alıp okuyayım sonra buna geçerim dedim. Demez olsaymışım :(. Kitabı çok fazla kötülemek istemiyorum sonuçta emek var, belki de benim yaşıma uygun bir kitap değildi :) 14-15 yaşındaki gençler severek okuyabilir. Kitapta verilen şifreli yazıyı benim çözmemi bekleyen tuhaf bir durumla karşılaştım, daha şaşırtıcı olan ise bu şifreli yazıyı çözdüğümü düşünüp hikayeye devam etmesiydi. Yok artık dedim, biraz daha devam ettim. İkinci kişinin çözeceği şifreye geçmeden daha fazla devam edemeyeceğimi, kendi kendimi zorlamanın da bir anlamı olmadığını düşündüm. İşte böyle.. Okuyamadım!
21 Ocak 2014 Salı
13 Ocak 2014 Pazartesi
Kelebek
Kitabın Yazarı: Kathryn Harvey
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Sayfa sayısı: 582
Kitapta yer alan kulüp ve buraya gelerek, fantezilerini gerçekleştirerek hayatlarını yoluna koymaya çalışan 3 kadının hikayesi asıl konunun çok küçük bir parçası aslında. Asıl hikaye Rachel'in hayatı. Rachel çok küçük yaşta maruz kaldığı bir çok istenmeyen olay yaşamıştır. Ve son olarak Dany'den intikam almak için kendi kendine söz vermiştir. Bu intikam çerçevesinde olaylar ilerlerken hem Rachel hem de Danny sosyal ve parasal açıdan tanınan kişiler olmuştur. Rachel Danny'i sürekli takip altında tutarak vurucu son için bekleyecektir. Ben severek, heyecanla ve intikam ateşiyle okudum :). Eğlenceli, kurgusu gayet değişik bu kitabı öneririm.
6 Ocak 2014 Pazartesi
Bir Kadının Hikayesi
Kitabın Yazarı: Gökçe Dölek
Yayın evi: ButikYayıncılık
Sayfa sayısı: 277
Evli veya bekar tüm kadınların zaman zaman içine düştüğü veya düşebileceği, debelenip duracağı zamanlardaki ruh halini nokta atışlı cümlelerle çok güzel tespit etmiş Gökçe Dölek. 2 günde bitirdiğim kolay okunan, altı çizilecek çok fazla cümle olan güzel bir ilişki kitabıydı. Kitapta başlangıçta başkaları için yaşayan Funda zamanla bunu tersine çevirmeye başararak, kendisini asıl mutlu eden şeyin kendisi için yaşamak olduğunu fark edince zaten rayından çıkan şeyler yavaş yavaş yerine oturmaya başlıyor.
" İçinde senin ömrünün olmadığını fark ettiğin bir evlilik, -mış gibi yapmayı çok iyi becerdiğin kaçırılan bir ömürdür aslında." (s.7)
3 Ocak 2014 Cuma
Cadı - Cadı Çarpıyor
Kitabın Yazarı: Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yayınevi: Everest Yayınları
Sayfa sayısı: 210
Görenlerin oooo Hüseyin Rahmi mi okuyorsun dediği benim de cevaben "okuyorum ama anlıyor muyum bir sor" dediğim kitaptır kendisi :). Konuyu anlasanız da Osmanlıca ile dolu paragraflar beni benden alıp uykunun büyülü dünyasına götürdü, evet bu 3-4 kere oldu :). Bir ara büyücüler falan toplanmıştı kitapta o esnada geçen konuşmaların önemsiz olduğunu düşünüp :) atlayarak okumuş olabilirim. Konuyu da merak ettiğim için bırakmak da istemedim, azmettim sonuna geldim ama nasıl geldim işte orası yukarıda. Arkasındaki Osmanlıca sözlüğe bakıp hiç aldanmayın, 5 kelimenin birisine rastlarsanız şanslısınız :). Her neyse tüm bu zorluklara rağmen sevdim, kapağını da çok sevmiştim zaten, iyi ki okumuşum diyebilirim. Konusu; Eşi ölen Naşit Nefi Efendi'nin 9. kere evlenmek istemesi, önceki zevcelerinden birinin boğularak öldürülmesi rivayeti üzerine evlendirilmek istenen kişinin efendiyi araştırması ve en son boşandığı zevcesinden olup biteni öğrenmek amaçlı evine gitmesiyle başlar. 8. zevce kitabın büyük bir kısmını anlatır. İlk eşinin öldükten sonra mezarından çıkıp çocuklarına sepet sepet kuruyemiş getirmesi, bilmem kaçıncı zevceyi boğarak öldürmesi, evde bir türlü huzur ve rahat vermemesi gibi bir çok olayı ve sonunda boşandığını anlatmıştır. Fakat sonu çok farklıdır :)
Kitaptan anladığım yegane cümleyi de paylaşmak istiyorum;
"Bu dediklerinizi hiç anlamıyorum efendi..." :) (s.109)
26 Aralık 2013 Perşembe
Kardeşimin Hikayesi
Kitabın Yazarı: Zülfü Livaneli
Yayınevi: Doğan Kitap
Sayfa sayısı: 324
İlk Zülfü Livaneli okumam, sayfalar nasıl aktı; nasıl kitabın sonuna geldim anlamadım. Kitap nasıldı diye sorduğum ve hep "değişik, tuhaf" yanıtını aldığım kitabı ben çok beğendim. Evet değişik ve tuhaf bir karakter anlatılan, anlatan (ya da ikisi birden :)) ama bu kitabın burun kıvrılması anlamına gelmiyor kesinlikle. Sonlara doğru tuhaf hikayeden, Mehmet'in farklı davranışlarından bir şeyler çıkarmaya başladım ancak sonunu hiç bir şekilde tahmin edemedim. Psikolojik gerilim tadında bir hikaye, temelinde aşk'ın yattığı ,tüm yaşananların kaynağında aşk olduğunu görerek bitiriyorsunuz. Zaten kitapta da aşktan bolca bahsediliyor.
"İnsanın biyolojik fonksiyonlarına aşırı bir anlam yükleme çabası içindeyiz. Çünkü hiçlik zor geliyor." (s.16)
"Nietzsche'nin 'aktif unutma' tezi üzerinde çalışıyordum. Ona göre hayvanlarla insanlar arasında temel bir tarihsellik farkı vardı. Hayvanların tarihselliği yoktu; dün ve bugün arasında bir fark hissetmezlerdi. Bu tarihsel bilinç insana özgüydü ve hayvanları kıskanmamız için bir sebepti. İnsanın geçmişini araştırması acı veren bir deneyimdi. Mutlu olmanın tek şartı 'unutmayı' başarabilmekti." (s.185)
"İnsan, kendine kurallar koyulan bir hayvan gibi her duruma alışıyor." (s.245)
23 Aralık 2013 Pazartesi
Kitap Hırsızı
Kitabın Yazarı: Markus Zusak
Yayınevi: MartıYayınları
Sayfa sayısı: 574
2 haftada ancak bitirebildim. Belki de bilmiyorum hep yanı başımda bu harika kapaklı kitap olsun istedim, bitmesini istemedim. Öyle zor okunacak bir kitap kesinlikle değil. Olaylar Himmel Sokağı'nda (Münih, Almanya) geçiyor. Führer'in 1940'lı yıllarda yaptıklarının ufak bir kesiti bize Azrail'in ağzından anlatılmış. Ölümler, ruhların ele geçirilmesi olarak yumuşak bir anlatımla bize aktarılmış. Anlatım esnasında Azrail'in dahi Hitler'e olan antipatisini hissedebiliyorsunuz. Himmel sokağında Liesel'in (kitap hırsızının) başından geçen talihsiz olaylar zinciri (aslında olaylar demeyim olan her şey kötü) masalsı bir anlatımla sanki bu yaşananlar çok olağanmış gibi anlatılıyor. Nazi Almanya'sının diktatörlüğü karşısında tüyleriniz ürperirken, neden diyorsunuz hepimiz altı üstü insan değil miyiz!
Kitabın filminin çekildiğini ve Mart-Nisan gibi izleyebileceğimi öğrenince açıkçası çok sevindim. Fragmanı etkileyici, sahneye yansımasının kitaba göre daha can acıtıcı olacağını düşünüyorum.
"Yüzünüze bir tokat yedikten sonra gülümsediğinizi düşünün. Sonra da bunu günde yirmi dört saat yaptığınızı.
Bir Yahudi'yi gizlemek böyle bir şeydir." (s.224)
"Caddenin her yerinde insanlar vardı ama boş olsa yabancı bundan daha yalnız olamazdı." (s.496)
16 Aralık 2013 Pazartesi
İdefix 11. Kitap Fuarı Siparişim
Eylül'e aşağıdaki "Renkler ve Şekiller" kitabını almak için gezinirken, İdefix'te kitap fuarı olduğunu gördüm. O gün kampanyaya giren "Charlie'nin Çikolata Fabrikası"nı ve yandaki 5 kitabı ekledim kütüphaneme. Hüseyin Rahmi Gürpınar, diliyle; Tarihçi kitabı da yazılarının küçüklüğü ve sayfa sayısı ile gözümü korkutsa da her birini okuyacağım günleri merakla bekleyeceğim :).
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)